İş Kazasının Tespiti Davası Nedir?

İş kazasının tespiti davası, işçinin geçirdiği kazanın hukuken iş kazası niteliğinde olup olmadığının mahkeme kararıyla belirlenmesi amacıyla açılır. Mahkeme, iş kazasına dair hukuki ilişkinin varlığı ve kaza ile iş arasındaki nedensellik bağı gibi unsurları dikkate alarak tespiti gerçekleştirir.

İşçi, geçirdiği kazanın iş kazası olarak tespit edilmesi halinde kendisine tanınan çeşitli sosyal güvenlik haklarından yararlanabilecektir. Bu haklar genel olarak geçici ve sürekli iş göremezlik ödeneği, malul aylığı, maddi ve manevi tazminat olarak sayılabilir. İşçinin bu haklarından yararlanabilmesi ve hak kaybına uğramaması için iş kazasının tespiti davasında verilecek karar büyük önem taşımaktadır.

Örneğin, işçi bu haklardan yararlanmak amacıyla iş kazası nedeniyle tazminat davası açsa bile Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından yaşadığı olay henüz iş kazası olarak tespit edilmediyse mahkeme davacıya öncelikle iş kazasının tespiti davası açması için süre verecektir ve tazminat davasında bu husus bekletici mesele yapılacaktır.

İşçi,SGK tarafından kazanın iş kazası sayılmaması veya olayın kuruma hiç bildirilmemesi durumunda mahkemeden kazanın, iş kazası olduğunun tespitini isteyebilecektir. Bunun aksine, kurum tarafından olay iş kazası olarak tespit edildiyse işveren de olayın iş kazası olmadığının tespitini talep edebilir. 

Mahkeme, olayın iş kazası olup olmadığının tespitini ilgili mevzuat uyarınca bazı ölçütlere göre belirleyecektir. İş kazasının sahip olması gereken nitelikler şu şekildedir;

  • İşçinin iş yerinde bulunduğu sırada meydana gelen kazalar
  • İşçinin işverenle arasındaki iş ilişkisi kapsamında meydana gelen kazalar
  • İşçi iş yeri dışında olsa dahi işveren tarafından yürütülen iş dolayısıyla meydana gelen kazalar
  • İşçinin işveren tarafından tahsis edilmiş bir araçla işe gidip gelirken geçirdiği kazalar
  • İşçinin mesleği dolayısıyla oluşan meslek hastalığına bağlı olarak bedensel veya ruhsal uğradığı zararlar
İş Kazasının Tespiti Davası
İş Kazasının Tespiti Davası

İş Kazasının Tespiti Davası Hangi Durumlarda Açılır?

İş kazasının tespiti davası işçinin sosyal güvenlik haklarına kavuşabilmesini sağlayan bir davadır. Bu doğrultuda, çalışanların hangi durumlarda bu hukuki yola başvurabileceğinin bilmesi önemlidir. İş kazasının tespiti davası, işçi tarafından başına gelen kazanın SGK tarafından iş kazası sayılmadığı durumlarda açılabilir. İşveren kazayı Sosyal Güvenlik Kurumu’na bildirmemişse işçi kurumdan olayın iş kazası olarak tespit edilmesi talebiyle bu davayı açabilecektir.

Kazadan sonraki 3 gün içerisinde kazayı kuruma bildirmek, işverenin yükümlülükleri içerisindedir ve işveren bu yükümlülüğünü yerine getirmezse işçi davayı açabilir.

Ayrıca bildirim yapılmış olsa da kurum tarafından hatalı değerlendirme yapılması veya ret kararı verilmesi durumlarında işçi yine dava yoluna başvurabilir. İşçinin iş kazası nedeniyle hak ettiği yardımlarından mahrum kalması ve tazminat haklarını güvence altına almak istemesi gibi nedenlerle de iş kazasının tespiti davası açılabilir.

İş Kazasının Tespiti Davasını Kimler Açabilir?

İş kazasının tespiti davasını açabilecek kişiler;

  • İş kazasına uğrayan işçi
  • İşçinin iş kazası sonucunda hayatını kaybetmesi durumunda hak sahipleri/yakınları
  • İşveren

Ancak, yukarıda sayılan kişilerin davacı sıfatına sahip olabilmesi davayı açmada hukuki yararının bulunması şartına bağlıdır.

İş Kazasının Tespiti Davası Kime Karşı Açılır?

İş kazasının tespiti davasında davalı; SGK ile işveren veya işverenlerdir. Dava neticesinde verilen karar sonucunda kurum, işçiye iş görememezlik ödeneği gibi ödemelerde bulunacağından karar hem işvereni hem de Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak alanını etkiler. Asıl işveren alt işveren ilişkisinin olduğu durumda dava kurumla beraber her iki işverene birden yöneltilmelidir.

İş Kazasının Tespiti Davasında Zamanaşımı Süresi

İş kazasının tespiti davasında zamanaşımı süresi bulunmamaktadır. Ancak delillerin ortadan kaybolmaması ve ispat yükünün güçleşmemesi açısından davanın makul süre içerisinde açılması tarafların lehine olabilecektir.

İş Kazasının Tespiti Davası Nasıl İspat Edilebilir?

İş kazasının tespiti davasında en önemli kısım olayın iş kazası olduğunun ispatı olduğundan mahkemeye sunulacak deliller büyük önem taşır. Davada olayın iş kazası olduğunu ispat yükü işçi ve hak sahiplerindeyken işveren ise iş kazası olmadığını ve kazanın işçinin kusurundan kaynaklandığını kanıtlamalıdır.

Eğer ki dava SGK’nın kazayı iş kazası kabul etmemesi sebebiyle açılmışsa işçi sunacağı delillerle kararın yanlış olduğunu ispatlamaya çalışır. Tarafların mahkemeye sunacağı deliller olayın ispatı için temel husustur. Hem olayın meydana gelişini hem de zarar miktarını ortaya koyan çok yönlü bir işlevdedir.

İş kazasının tespiti davasında kullanılabilecek başlıca deliller tanık beyanları, hastane raporları, SGK kayıtları, bilirkişi raporu, çalışma kayıtları ve taraflar arasındaki iş sözleşmesidir.

Tanık beyanları olayın yukarıda sayılan iş kazası şartlarını taşıdığını ve nasıl gerçekleştiğini ispatlamakta büyük önem taşır. Bu kapsamda işçinin iş arkadaşları, güvenlik görevlileri veya yöneticiler dinlenebilir. Delil olarak sunulan hastane raporunda ‘iş kazası’ ifadesinin bulunması önemli bir ispat kolaylığı sağlar. İş sözleşmesi ve çalışma kayıtları ise işçinin çalışma saatleri, iş tanımı ve kapsamının saptanması için önem taşır.

İş Kazasının Tespiti Davasında Arabuluculuk Zorunlu mu?

İş kazasının tespiti davasında arabuluculuğa başvuru zorunlu değildir. Doğrudan iş mahkemesinde dava açılarak hukuki süreç başlatılabilir. Ancak tarafların isteği doğrultusunda ihtiyari arabuluculuğa başvurulmasında herhangi hukuki engel yoktur.

İş Kazasının Tespiti Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme

İş kazasının tespiti davasında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir. İş mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri İş Mahkemesi sıfatıyla davaya bakar.

İş kazasının tespiti davasında yetkili mahkeme ise davalının yerleşim yeri mahkemesi, işin yapıldığı yer mahkemesi veya davalı birden fazlaysa davalılardan birinin yerleşim yeri mahkemesidir.

Öğr. Stj. Av. Hivda Bahar Yanık