İcra ve İflas Hukuku, alacakların tahsili ve borç ilişkilerinden kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümünü düzenleyen önemli hukuk dallarından biridir. Ticari hayatın ve günlük yaşamın doğal bir sonucu olarak kişiler ve şirketler arasında çeşitli alacak-borç ilişkileri doğmakta, bu ilişkiler zaman zaman hukuki uyuşmazlıklara konu olabilmektedir.

Alacakların tahsil edilememesi halinde başvurulan ilamlı ve ilamsız icra takipleri, kambiyo senetlerine dayalı takipler, tahliye takipleri ve haciz işlemleri uygulamada en sık karşılaşılan icra hukuku süreçleri arasında yer almaktadır. Bunun yanında icra takiplerine yapılan itirazlar, menfi tespit davaları, istirdat davaları ve ihtiyati haciz talepleri de taraflar arasında önemli hukuki sonuçlar doğurabilmektedir.

Özellikle ticari alacakların tahsili, çek ve senetlerden kaynaklanan uyuşmazlıklar ile sözleşmesel ilişkilerden doğan alacakların takibi, İcra ve İflas Hukuku’nun önemli uygulama alanlarını oluşturmaktadır. İcra takiplerinin usulüne uygun şekilde yürütülmesi ve hak arama yollarının zamanında kullanılması, tarafların haklarının korunması bakımından büyük önem taşımaktadır.